|
Cuma, 10 Mart 2006 |
Cemal Bulunmaz
Yaşı oldukça geçgindi. Buna karşın hala çok hızlı hareket ediyor, bir anda bir yerde, ardından dünyanın öbür köşesinde olabiliyordu. Çok fazla can yakmış, çok insanı birbirine düşürmüştü. Büyük günahları vardı ve bunun farkındaydı. |
|
Devamı...
|
|
|
Perşembe, 09 Mart 2006 |
Cemal Bulunmaz
Aylardan temmuz. Hava sıcak. Saatlerden oniki.
Güneş çoktan başlamıştı yakıcı sıcağını göndermeye sert derili kertenkeleden tembel bir öküze kadar bayırın tüm sakinlerine. Bulutlar birkaç saniyede sayılıp bitirilecek kadar azdı. Bir ağacı gölgeleriyle yücelttiklerinde bir diğer gölge için yirmi dakika geçmesi gerekiyordu.
|
|
Devamı...
|
|
|
Perşembe, 09 Mart 2006 |
Cemal Bulunmaz
Yaşlı kadın kendi yaptığı kulübesinde yaşıyordu. Tekerlekleri bulunan bu tahta kulübeyi uzun yıllar önce kendi yapmıştı. Yürüyen evi bir seyyar satıcı tezgahının üstünün kapatılması ile inşa edilmişti. Üç tane bisiklet tekerleğinin üzerinde yere basıyor, bir insan boyunca yükseliyor, yine tahta tavanıyla gökyüzü ile buluşuyordu. Daha önce seyyar bir meyve dükkanı olan arabanın yaşlı kadının evine dönüşmesi için tezgahla çatının arasına dört direk dikilmiş, aralarına kalın naylon gerilmiş ve bu süreçte başından sonuna yaşlı kadının elleri yorulmuştu. |
|
Devamı...
|
|
|