header image
Ana Sayfa arrow Gezi arrow Hindistan'ın kapısı: Bombey - 2
Hindistan'ın kapısı: Bombey - 2 Yazdır
Pazartesi, 06 Mart 2006
Cemal Bulunmaz

Hava aydınlanırken Colaba’ya varan taksinin sürücüsü beni çok iyi bir otele götürebileceğini söylüyor. Konaklama için günde 100 Rupi (yaklaşık 2 USD) ayırdığımı söylediğimde eliyle “hadi oradan” diye işaret yapıyor ve gülüyor. Biraz daha ısrar etse de beni Lonely Planet’in rehber kitaplarından bulduğum bir pansiyona götürmesi yönünde ısrar ediyorum. Yine rehber kitapta önerilen tüm yerleri gezdikten sonra 2 USD’lik olmasa da, günlüğü yaklaşık 8 USD’ye oldukça iyi bir pansiyon buluyor ve güneş Bombay üzerinde iyice yükselirken uzun yolculuğun ardından dinlenmek için birkaç saat uyumaya karar veriyorum.

Sıcak hava, özellikle daha 24 saat önce karlarla kaplı İstanbul’da olan biri için bunaltıcı. Evimden Atatürk Havalimanı’na kalın paltomla giderken şimdi üzerimde bir şort ve bir tişört olması ise benim için oldukça şaşırtıcı.

Öğleden önce kalkıyor ve dışarı çıkıyorum. Pansiyon Colaba’da olduğundan şehrin gidilmesi gereken tüm mekanlarına oldukça yakın. Bombay’in dar ve kaldırımsız sokaklarından ana caddeye çıkıyorum. Motosikletlerin basık kornaları yerini otomobillerinkine bırakıyor.

Hindistan’da korna çalmak nefes almak kadar doğal, çalmamak ayıp. Bunu espri olsun diye söylemiyorum. Pek çok arabanın sağ ve sol aynaları sökülmüş, yeni ve pahalı olanlarınki ise kullanılmıyor. Hintlilerin “oto” dediği üç tekerlekli motosiklet benzeri araçların arkasında kocaman “HORN OK PLEASE” yazıyor ve sollama yaparken mutlaka kornaya basmanız isteniyor. Bu kamyonlar ve taksiler için de geçerli. Bunun yanında en küçük bir yoğunluk oluştuğunda da bekleyenleri uyarmak için kornaya basmanız gerekiyor. Özellikle Bombay’in trafiğini dünyada tanımayan yok. “İstanbul’da otomobil kullanan her yerde kullanabilir” derler ancak Bombay’i gördükten sonra bu sözü bir kez daha düşünüyorsunuz. Hindistan’ın bu en yoğun şehrindeki trafik yoğunluğu en az Roma ve Tahran’daki kadar. Garip olan şey ise şehirde kaldığım zaman boyunca bir tek kaza görmemiş olmam, dahası yollarda da çarpık, vuruk hiçbir otomobilin bulunmaması.

Trafiğe biraz olsun alıştıktan sonra ana caddeden deniz kenarına, kendimi Bombay’de turist değil misafir saydığım bu ilk günde “Gateway of India”ya (Hindistan’ın giriş kapısı) yürüyorum.

“Gateway of India”, Bombay limanının hemen yakınında, deniz kıyısında yükselen bir yapı. 1924 yılında bir anıt olarak, İngiltere Kralı V. George’un 1911 yılında Hindistan’ı ziyaretini ölümsüzleştirmek için inşa edilmiş. Bu yapının yükseldiği yerin anlamı bana kalırsa ithaf edildiği ziyaretten çok daha büyük. Hindistan’a ulaşımın yalnızca gemi ile mümkün olduğu yıllarda ülkeye ilk ayak basılan yer tam bu noktaymış ve buraya “Hindistan’ın Kapısı” adı veriliyormuş. Dolayısıyla bu yapı da tam buraya yapılmış ve bu yerin adını almış.

Bu anıtın bulunduğu “Apollo Bunder Meydanı” Bombay’in gözde buluşma yerlerinden biri.

Apollo Bunder Meydanı’na vardığımda ünlü yapının fotoğraflarını çekiyor, “çantasında” dondurma satan bir Hintliden dondurma alıp yiyorum.

Bu meydanda pek çok fotoğrafçı var ancak Türkiye’deki gibi Polaroid makine ile çalışmıyorlar, dolayısıyla fotoğrafınızı anında alamıyorsunuz. Bunun yerine fotoğrafçıya ödemeyi yaptıktan sonra fotoğraf isterseniz adresinizi, dijital fotoğraf istiyorsanız e-mail adresinizi veriyorsunuz ve size yolluyorlar. Pansiyonuma döndüğümde resepsiyonda duran Alpesh bhai’a (“bhai” bizdeki abi ve bey sözcüklerinin karışımı bir anlama geliyor) “ya fotoğrafını yollamazlarsa” diyorum, içten biçimde güldükten sonra “neden yollamasınlar ki, ayrıca onlar yıllardır oradalar” diye yanıt veriyor.

Bombay açıklarındaki “Elephanta Island”a giden tekneler de bu meydandan kalkıyor. Yolculuk iki saat sürdüğünden geliş ve gidişi düşünerek dönüşte günün biteceğini düşünüyor, bu ilginç adalara başka bir günde gitmeye karar veriyorum.

Bombay’deki birinci günün akşam yemeğini, şehrin en büyük caddesindeki fast food’lardan birinde yiyorum. Hindistan’ın pek çok yerinde içki yasak olmasına karşın (yalnızca 40 yaşına basmış olan ve aynı zamanda özel bir sağlık kontrolünden geçenler aldıkları bir izinle kısıtlı miktarda içilebiliyor) Bombay’de değil ve akşam yemeği için seçtiğim bu yerde bira oldukça popüler bir içecek. Bu yerde benden başka pekçok turist var ve hemen hepsi birayı tercih etmiş.

Akşam yemeğimin ardından şehrin caddelerinde geziyor, deniz kıyısında yürüyüşe çıkıyorum. Hindistan’da geceleri de en az gündüz kadar sıcak. Hemen hemen tüm yıl boyunca gece kaçta olursa olsun bir tişört ve bir şort size yeterli oluyor. Özellike Bombay tüm yıl boyunca aynı sıcaklığa sahip bir noktada. Yürüyüşün ardından pansiyona dönüyorum.

Bombay’e gelme fikrinin ortaya çıkmasından beri ziyaret etmek için can attığım bir yer var: Hacı Ali Türbesi... Burası Bombay’in batı kıyısında bulunan dini bir yapı. Beyaz, iri gövdesi ile sahil şeridinin en dikkat çekici yapısı olan türbe, kıyıdan yaklaşık 50 metre açıkta duran küçük ve yapay bir ada üzerine inşa edilmiş. Aynı zamanda bir cami olan bu yapıya ada ile kıyı arasında inşa edilmiş dar bir köprü ile ulaşılıyor. Bu köprü gün boyunca türbeyi ziyarete giden Hintlilerle dolu. Hacı ali türbesi bir cami olarak da kullanılıyor.

İnanışa göre Bombay’de yaşayan ve oldukça güçlü bir tüccar olan Hacı Ali, bir gün tüm malını mülkünü bir yana bırakıyor ve materyalist dünyayı reddedip Mekke’ye doğru yolculuğa çıkıyor. Bir başka inanış ise Hacı Ali’nin hacı olmak için gittiği Mekke’de yaşamını yitirdiği, kavuğunun bulunarak Bombay’e getirildiği ve inşa edilen bu yapıya konulduğu şeklinde.

Sabah başlayan Hacı Ali Türbesi’ni ziyaretim öğlen saatlerinde sona eriyor ve gelirken kullandığım, yapının bulunduğu adayı Bombay’e bağlayan dar köprüden geri dönüyorum.

Bizim Avrupa Gazetesi'nde yayımlanmıştır.
< Prev   Next >
Duyuru
Hilmi Bulunmaz'ın yağlıboya tablolarını satınalabilirsiniz
Image






Satınalabileceğiniz tabloları görmek için tıklayın
Link
Image








OYUN
aylık tiyatro dergisi

www.tiyatroyun.com

Hilmi Bulunmaz'ın çıkardığı aylık tiyatro dergisinin web sitesini ziyaret etmek için tıklayın.
En çok okunanlar
Sitede kim var?
Şuan 29898 misafir çevrimiçi ve 1 üye çevrimiçi
  • gunay