header image
Ana Sayfa arrow Gezi arrow Koblenz: Ren ve Mosel'in buluştuğu kasaba
Koblenz: Ren ve Mosel'in buluştuğu kasaba Yazdır
Pazartesi, 06 Mart 2006
Cemal Bulunmaz

ImageAğustos ayının sonundan Eylül ayının ortalarına kadar olan zamanımı işim dolayısıyla fuarlarda geçirdim.

Yoğun iki haftanın ardından her zamanki gibi kendime farklı bir tatil aradım, uygun gördüğüm seçenek Avrupa otobanlarında kaybolmak oldu… Sabiha Gökçen Havaalanı’ndan Köln’e ucuz bir uçak buldum, Köln’de de oldukça düşük fiyatla bir haftalığına otomobil kiraladım ve elimde Lonely Planet’in “Europe”u, bir sonraki durağını bilmediğim yola koyuldum.

İlk durağım Köln’ün yaklaşık 100 kilometre güneydoğusunda bulunan “Koblenz”…



Kiraladığım araba henüz 2800 kilometre’de. Avrupa’daki katı hız sınırı ve yollara yabancı olmam nedeniyle oldukça yavaş gidiyorum. Tüm bunlar birleştiğinde Köln’den Koblenz’e yaklaşık 100 kilometrelik yolu oldukça rahat geliyorum. Almanya’nın diğer pek çok şehri gibi burada da “Koblenz” tabelasını gördükten birkaç dakika sonra en işlek caddedeyim.

Ren ve Mosel Nehirlerinin kesiştiği bir noktada yer alan Koblenz için “kasaba” tanımı daha doğru.. Dört alçak dağın çevrelediği bu kasaba 2000 yaşında. Koblenz’de karşılaştığınız çok sayıda anıt, tarihi yapılar ve dar sokaklar bunu sık sık size hatırlatıyor. Genel anlamda Almanya’nın aksine Koblenz caddelerinde mutlu bir atmosfer var ve insanlar mesai saatleri içinde de güleryüzlü.

Merkeze yakın bir yerde arabamı bıraktıktan sonra yürüyerek Munzplatz’a gidiyorum. Burası Koblenz’in tam merkezinde ve “Eski Kent” olarak da adlandırılıyor. “Munzplatz” adı Almanca’daki “Münze” sözcüğünden geliyor ve “bozuk para” demek. Koblenz’in en merkezi yerine neden “bozuk para yeri” dendiğini hiç kimse bilmiyor. Munzplatz tarih boyunca kasabanın pazarına ev sahipliği yapmış.

Munzplatz’da kesişen herhangi caddeden birine girerseniz mimari anlamda etkileyici onlarca yapıyla karşılaşıyorsunuz.

Bugün modern mağazalarla dolu, alışveriş merkezlerinden oluşan bir caddeye yöneliyorum. Gözüme ilk çarpan eski, renkli bir bina. Üst katlarında perdeler çekili bu yapının girişinde Pizza Hut bulunuyor. “Dört Kule” adındaki bu binanın her köşesinde küçük birer kule yükseliyor. Binanın üzerindeki yazılardan 1689-1690 yıllarında yapıldığını okuyorum. Üzerindeki yazıda binanın 2. Dünya Savaşı sırasındaki bombardımanlarda yıkılmadığı, ancak çeşitli yangınlarla kısmen hasar gördüğü anlatılıyor.

Yine aynı bölgede yer alan Jesuitenplatz oldukça güzel bir meydan. Koblenz’in en önemli özelliği iki önemli nehrin birleştiği bir noktada yer alması. Bu yüzden şehir merkezinde birkaç saat geçiriyor ve öğle yemeğinin ardından Ren ve Mosel Nehirlerinin birleştiği yere yürüyorum.

Koblenz’in kurulduğu yer tam olarak Mosel Nehri’nin bittiği ve Fransa’dan gelen dev Ren Nehri’nin Mosel’i kestiği noktada. Almanlar bu noktaya “Deutsches Eck” (Alman Köşesi – Kavşağı) diyorlar.

Deutsches Eck’de yaklaşık bir saat geçiriyorum. Eylül sonunda olmamıza karşın hava sıcak ve etraf bahçelerde bira içen Almanlarla dolu. Biraz ileride “Kral Wilheim”ın görkemli anıtı yükseliyor. Yazları sokak konserleri yapılan bu yerde sürekli çekik gözlü turistleri görmek olası.

Nehirde ağır ağır ilerleyen mavnaları ve küçük turist teknelerini izlerken epey zaman geçiyor ve arabamı almak üzere şehir merkezine dönüyorum.

Motoru çalıştırıyorum, korunmuş eski binalarla dolu Koblenz caddelerinden yavaş ilerliyorum. Şehir dışına çıktığımı gösteren tabelayı görmemin ardından hızımı artırıyor ve Koblenz’den ayrılmadan önce uzaktan da olsa ünlü kaleleri görmek üzere kasabanın etrafını turluyorum.

Koblenz’in dışında pek çok görkemli kale var. Şehirden ayrılmadan önce bu kalelerden en ilginç bulduğum “Burg Katz”ı ziyaret ediyorum. Burg Katz, nehirden gelen düşman gemileri erken fark etmek için 1371 yılında oldukça stratejik bir noktaya inşa edilmiş. Birkaç kare fotoğraf çekip arabama bindiğimde Burg Katz’la ilgili aklımda kalan şey çok sıcak ve insani mimarisi, arka yüzündeki büyük camlarlar ve özellikle açık tuğla rengi gövdesi oluyor…

Koblenz’den uzaklaşırken aynada gördüğüm “KO ..” plakalı otomobiller seyrekleşiyor.

Bizim Avrupa Gazetesi'nde yayımlanmıştır.
< Prev   Next >
Duyuru
Hilmi Bulunmaz'ın yağlıboya tablolarını satınalabilirsiniz
Image






Satınalabileceğiniz tabloları görmek için tıklayın
Link
Image








OYUN
aylık tiyatro dergisi

www.tiyatroyun.com

Hilmi Bulunmaz'ın çıkardığı aylık tiyatro dergisinin web sitesini ziyaret etmek için tıklayın.
En çok okunanlar
Sitede kim var?
Şuan 30109 misafir çevrimiçi ve 1 üye çevrimiçi
  • gunay