|
Çarşamba, 08 Mart 2006 |
Hayatta hiçbir konuda başarılı olamamış yada hayatta hiçbir baltaya sap olamamış düzeysiz insanların mırıldanmalarıyla oluşturmaya çalıştıkları dizeler, hiçbir zaman şiir olarak nitelenemez. Ancak geri zekalı yayıncıların, hiçbir estetik bilinci olmayan genel yayın yönetmenlerinin gaza getirdiği zavallı şairimsiler, arabesk dizeler oluşturmanın ötesine geçemiyorlar, geçemezler…
Her nedense sığ beyinleriyle şiir yazdığını iddia eden varlıklar, nereden buldukları belli olmayan paralarla, birçok yayınevinin yürümesine katkıda bulunuyorlar. Aslında yayıncılar şairlere para vermesi gerekirken, şairler yayınevlerine para veriyorlar. Tam bir iğrenç ilişki. Özellikle içinde: emek, özgürlük, kavga, yarın, umut, güneş, devrim… gibi sözcükler serpiştirdikleri arabesk şiirlerini, anlamayanlara yutturan bu geri zekalı kesim, çağcıl ve gerçek anlamda toplumsal duyarlılığı olan şairler hakkında yanlış izlenim uyanmasına da neden oluyorlar…
Bu şairimsileri ne yapmalı?.. Kesmeli mi?.. Suya götürüp, susuz mu getirmeli?.. Analarını mı bellemeli?.. Hayır bu hıyarlara hiçbir şey yapmamalı. Zaten bu türden geri zekalılara hiçbir şey yapılamaz, yaptırmazlar. Bu türden yaşamın estetize edilmesi gerektiğinin bilincine varmayan dangalaklara hiçbir şey anlatılamaz. Siz, en iyisi bir deve satın alın ve deveye hendek atladın. Daha başarılı olursunuz…
|