|
Büyü'sün, yaz yada Hilmi Yavuz'un bankasal sayıklamaları |
|
|
Perşembe, 09 Mart 2006 |
Bizim yazınsal evrenimizde çok büyük acayiplikler var. Bu acayipliklerin çeşitli dalları budakları ve dal-budakları var. Hangi bağlamda olursa olsun, tuhaf bir sanatsal şovenizm söz konusu…
Özellikle şiir alanında bu durum kendini çok net ve anlaşılır kılıyor. Bu tuhaflığı açımlayacak en kestirme örnek Hilmi Yavuz’dur. Yabancı dil bilmesi nedeniyle, bizim bulmakta zorlanacağımızı sandığı şiirsel evrene değgin “bulgu” sahibi olmasını bir avantaj olarak kullanıp, çeviri kokan şiirleriyle “şiir piyasası” anlamında bayağı başarılı doğrusu…
En soldan en sağa dek fırıldak gibi gidip gelme becerisine sahip Hilmi Yavuz, bir yandan sözde sol yayınevlerinde kitaplarını çok rahat yayımlatabilirken, bir yandan da yine ilişkileri cin gibi bir esnaf edasıyla kullanıp, en sağda da şiirsel atını koşturabiliyor…
Devletin televizyonunda şiir programları yapan, yarı resmi Zaman gazetesinde ne dediğini kendisinin de bilmediği inciler döktüren, yine bir başka yarı resmi Cumhuriyet gazetesinde her zaman varlığını sürdüren, Varlık adlı neye hizmet ettiği bilinmeyen bir dergide enfiye çeker gibi şiirler döşenen adaşım, şimdi de büyü’düğü için ve “yaz” gelmek üzere olduğundan hem Yapı ve hem de Kredi konularında uzmanlaşmış bir bankanın sıcak paralarına kavuştu…
Doymak bilmeyen açgözlü iştaha ile sürekli sayıklayan ve sürekli para sayan adaşım, ahir ömründe bayağı racon kesmeye başladı. Dinsel temalardan tutun, dünyevi konulara dek her konuya maydanoz olan adaşım, dünya görüşü sahibi olmadığından para sahibi olmaya karar vermiş bir imgelem yoksunu…
Cin Hilmi herkesi kandırabilir, ama adaşını kandıramaz. Onun draje olarak sunduğu insanı kösnül kılan imgesiz imgelere kanmayız…
|