|
Cuma, 10 Mart 2006 |
Cemal Bulunmaz
Yaşı oldukça geçgindi. Buna karşın hala çok hızlı hareket ediyor, bir anda bir yerde, ardından dünyanın öbür köşesinde olabiliyordu. Çok fazla can yakmış, çok insanı birbirine düşürmüştü. Büyük günahları vardı ve bunun farkındaydı.
Yıllar ona çok şey kazandırmıştı. Çok şey biliyordu ve dünya üzerinde olup biten her bir şeyin farkındaydı. Yaptıklarına karşın onu bu kadar sevmelerine şaşırmasını bir yana bırakırsak, artık şaşıracağı hiçbir şey kalmamıştı. Yaşadıkları kitap olurdu, roman olurdu, ciltlere yazılırdı. Yazılmıştı da.
Evet, çok fazla seveni vardı. Bu sevginin ötesine geçmişti artık. Onun için her şeyinden vazgeçen, bir “insan”ın yanına yaklaşmayacağı şeyleri bağrına basan, hatta onun için en yakın arkadaşını, annesini, babasını, bazen de kendini öldürenler olmuştu.
Yüzyıllar yaşamıştı. Ölmesi gerekiyordu artık. Ama onun gücü günbegün artıyordu. Belki yaşadığı kadar daha yaşayacaktı, belki daha fazla.
Önceleri o da saftı. Yüzü hep gülüyordu.
Şimdi ise tadını çıkarmaya başlamıştı. Herkes onun peşindeydi. Artık çok başka şeylere gülüyor, başka şeylerle eğleniyor ve onun karşısında bu hale gelmelerinden tuhaf bir zevk alıyordu.
Herkes paranın peşindeydi.
|