|
Pazartesi, 20 Mart 2006 |
Erzurumlu. İspir ilçesinden. Deniz Gezmiş’in doğduğu ilçede doğmuş. Müslümanlığı alnından okunuyor. Deniz Gezmiş yoldaşıyla övünüyor…
Uzun yıllardır sanatın içinde. Aslında doğduğu günden bu yana, sanat onun içinde. Mükerrem Kemartaş’tan daha iyi “huma kuşu” okuyor…
Son zamanlarda şiire kafayı taktı. Daha önce de tiyatro sanatına takmıştı. Hala takmış durumda. Çeşitli oyunlarda görev aldı. Daha da alacak…
Emeğin ve emekçilerin dünyasını algılayan biri. Kendi de emekçi. İnşaatlarda soğuk demircilik yaptı, yapıyor…
Paranın değerini ayrımsayamadığından, zaman zaman meteliksiz kalıyor. Neyse ki güvenebileceği bir tiyatrosu var…
Çok sigara, az içki içer. Çevresi içkiye duyarlı olduğundan, her daim bir sansürle karşı karşıya gelir…
Yolun yarısını tamamlamasına karşın evlenmedi. Sanırım bundan sonra da evlenmez…
Birçok takma adı vardır. Saymakla bitmez. Sinyor Luigi Alberto Mantarato en sevdiği takma adıdır. Ayrıca Martin Eden ve Matilda gibi adlara da sahiptir…
Bir Kovboyun Hatıra Defteri adlı gösterisini başarıyla gerçekleştirdi. Zaman zaman izleyici karşısına çıkıyor…
Açlığa, uykusuzluğa ve sömürüye dayanabilen bir bedeni var…
Kasımpaşalı. Zindanarkası’dan…
Her Erzurumlu gibi çayı çok seviyor. Ben diyeyim elli bardak, siz deyin yüz bardak günde çay içmeden rahat edemez. Çay demlemesi bir harika. İçmeye doyamazsınız…
İstiklal Caddesi olmadan Mehmet yaşayabilir. Ancak o olmadan İstiklal Caddesi soluksuz kalır…
Doğru dürüst mektep-medrese yüzü görmemesine karşın, son derecede donanımlı biridir Mehmet. Avukattan tutun doktora dek her türden “entelektüel” insanla aşık atabilecek denli varsıl bir evrene sahiptir…
Özellikle Jack London’u çok iyi anlayabilen bir kavganın ortasındadır. En büyük zevklerinden biri de klasik müzik dinlemektir…
|