|
Cumartesi, 08 Nisan 2006 |
Dünyaya geldim geleli, ilk tanıdığım zamanla, ilerideki zaman arasında “hiç kendini yadsımayan insan” diyebileceğim insana pek rastlamadım. Daha yerinde bir deyişle çok az rastladım. Bu azınlık içerisinde müstesna yeri olan insanlardan biri de Fatma abladır…
On yılı aşkın zaman önce tanıdığım ve tanımak için hiç çaba harcamadığım, şeffaf ve anlaşılabilir biri olan Fatma abla, gerçek anlamda karıncayı bile incitebilecek denli donanıma sahip değil. Yaşamda tek düşmanı var: O da kendisi. Ne kötülük yapacaksa, canı ne zaman kötülük yapmak isterse, sadece kendisine kötülük yapar. Başkasına kıyamaz…
Her türlü kötülükle kendini işgal ve meşgul eden Fatma abla, doğanın verdiği her türden kötülüğe karşı da son derecede başarılı savaşım vermesini bilen biri. Kanser oldu, yendi. Kalp hastası oldu, yendi. Ciğeri yerinden sökülür gibi oldu, yendi. Yoksulluk denilen illetle kendini bildi bileli savaşıyor. Yakın çevresinin duyarsızlığına karşın, “uzak çevresi” denilebilecek insanların duyarlılığına sığınan Fatma abla, gönlümüzün her zaman yanında olduğu bir insan…
Özellikle Bulunmaz Kültür Merkezi’nin Aznavur Pasajı döneminde, her zaman yanı başımızda oldu. Faşizmin resmi ve gayri resmi saldırılarına bizimle birlikte göğüs gerdi. Bizimle aynı dünya görüşünü paylaşmıyor olmasına karşın, tam insan olduğundan el yordamıyla da olsa gerçekleri görebilen bir yeteneğe sahip olduğu için hep bize dostça ve düşmanlarımıza düşmanca davrandı…
Bir bardak çayın buğulu sıcaklığını, yoksunluk sürecinin oluşturduğu acılı evrenin üleşen sohbetini hep Fatma ablayla birlikte yaşadık. Fatma ablayı hiçbir zaman anımsamıyorum. Anımsamak, unutmanın yarısıdır. Hiç unutmadığım için hiç anımsamıyorum. Fatma abla, o denli varsıl bir evrene sahip ki, doğanın ve çevresinin ölümcül saldırılarına karşı her an yeni bir üretim biçimi oluşturabilecek düzeyde donanımı olan ve bunu toplumsal dolayıma katan büyük bir insan. Yaşayan anıt…
Altmış yaşından sonra maket mimarlığına soyunan ve bu konuda ülkemizde önemli bir yer edinen Fatma abla, yaşamını sabrını kullanarak kazanıyor. Günlerce uğraşıp ürettiği model evleri çok ucuza denilebilecek bir fiyata satan Fatma ablayı daha yakından tanıma duyarlılığı göstermek isteyenlere tek bir önerim olacak: büyük marketlerde büyük paralarla satılan ve estetik boyutu olmayan, ancak ablamızın son derecede estetik bilinci geliştiren evlerini çok ucuz paraya satın alabilirsiniz…
|