header image
Ana Sayfa arrow Portre arrow Arsen Sivri
Arsen Sivri Yazdır
Pazartesi, 17 Nisan 2006
ImageOnlarca yıldır tanıyıp da dostluklarından keyif aldığım o denli az insan var ki... Bunun böyle olması son derecede doğal. Zamanla her şey yıprandığı gibi, dostluklar da yıpranıp soluveriyor…

İşte yukarıda yaptığım saptamaya aykırı durumlar da var. Uzun süren dostluklar biraz şanssa, biraz da yoğun emek ürünü durumlardır…

Arsen Sivri, tam bir istisnai durumdur. Kaideyi bozmayan, ancak benim için kaidenin (de) bozulabileceği muştusunu veren önemli bir insan Arsen…

Kuyumculukla uğraşan, kendini ve kendi gibi duyarlı insanları seven, toplumsal duyarlılığı gelişkin, doğal olandan hoşlanan, şiirsel bir beden diline sahip, zekasının getirdiği espri yeteneği üst düzeyde bir insan Arsen…

Göremediğimde kendimde eksiklik hissettiğim, yüzünün gülücüklerinde güller açan, gerçek ve damıtılmış emeğin ayrımında olan Arsen, insancıllığı nedeniyle çok “kazık” yedi. Sayısız kazık yemesine karşın, insanlığa karşı kendini (hala) borçlu hissedip, bir şeyler yapma derdinde…

Elli yılı aşkın ömrümde çok az insana “vefa” duygusuyla yaklaşırım. Bu çok az insan dışında kalan kara kalabalıklar (ne yazık ki) benim için vefa duygusuyla yaklaşabileceğim bir öbek değil. İyi ki İstanbul kentinde Vefa diye bir semt var ve benim nüfus kütüğümün bulunduğu Fatih ilçesinde de arada bir bu sözcüğü anımsıyorum. Arsen, işte sözcüğün içerdiği tüm kavramsallıkla bu “vefa” duygusunu hak eden ender insanlardan biri…

Yıllar önce faşizm, resmen ve gayri resmen Bulunmaz Kültür Merkezi’ne saldırılarını yoğunlaştırdığı bir dönemde, kiramızı verebilecek durumda olamadığımızdan, kendisinden bizim için çok önemli bir tutar olan borç para istemiştik. Hiç ikirciklenmeden vermiş ve daha fazla gerekliyse verebileceğini dile getirmişti. Hayatımda hiç kimseye borçlu kalmadım, ancak Arsen’den o parayı isterken (nesnel koşullar gereği) geri verme şansımız çok azdı ve söz verdiğimiz zamanın çok sonrası ödeyebilme durumumuz oldu. Aradan çok uzun zaman geçmesine karşın, hiçbir zaman istemedi ve verirken de almamak için bizi bayağı zorladı. Neyse ki ruh durumumuzun haritasını çok iyi ezberlediğinden aldı ve bizi rahatlattı. Kendilerine bir sürü hak etmedikleri sıfatlar yüklenip böbürlenen (hemen hiç kimsenin) bizlere selam bile vermediği bu karanlık dönemde Arsen’in bu dayanışmacı davranışını ölünceye dek unutmayacağım. Vefa’nın İstanbul’da bir semt olmanın dışında bir anlamı olduğunu da buradan herkese bir kez daha anımsatmak boynumun borcu…

“Topraksız yaşayıp, kitapsız öğrenen” önemli “halk filozofu” Arsen, maddi koşullarının ağırlığıyla Kapalıçarşı’da “söz” hakkına sahip birçok kıçı kırık burjuvadan çok daha “zengin”, ağzı kalabalık birçok ukaladan çok daha “dinlenilir”, herhangi bir ortamda “ben çok akıllı mucidim” diyen hıyardan daha büyük bir “kurmaca evreni” olan… saymakla bitiremeyeceğimiz denli çok kişilikli bir insan. Sözün özü bir adam. Sinoplu Diyojen’in gündüz elinde fenerle adam aradığı bir coğrafyada yaşayan bizler, Arsen gibi derinlikli bir beyne sahip olduğumuz için ne denli övünsek azdır…

Yazımızın her paragrafını bitirirken, eksik bir yazı olacağına ve bir paragraf daha eklememiz gerektiğine olan inancımızı sonlandırmamız olası değil. Arsen Sivri için ne denli oylumlu bir yazı yazsak, mutlaka bir şeyler eksik kalacak. Hiçbir yazının tam anlamıyla tanımlayamayacağı denli yoğun duygu ve düşünce seliyle yaşayan Arsen, yaşayacağı uzun ömrünün bundan sonra kalan kısmının ilk günü olan 15 Nisan 06 sabahı bizlerin, anlattığı fıkralarla kasıklarımızı tutarak gülmemize neden oldu. Tanrısı da ona yaşam boyu gülücüklü günler nasip etsin…
< Prev   Next >
Duyuru
Hilmi Bulunmaz'ın yağlıboya tablolarını satınalabilirsiniz
Image






Satınalabileceğiniz tabloları görmek için tıklayın
Link
Image








OYUN
aylık tiyatro dergisi

www.tiyatroyun.com

Hilmi Bulunmaz'ın çıkardığı aylık tiyatro dergisinin web sitesini ziyaret etmek için tıklayın.
En çok okunanlar
Sitede kim var?
Şuan 37406 misafir çevrimiçi ve 1 üye çevrimiçi
  • gunay