|
Yıldızlı İşçi Partisi şiire bulaşıyor |
|
|
Salı, 25 Nisan 2006 |
Bulaştığı her işi yüzüne gözüne bulaştıran yıldızlı İşçi Partisi, şimdi (de) şiire yaralamak için şiir sanatına müdahale etme kararı almış sanırım…
İnsan yanını bildiğim, beğendiğim, sevdiğim ve “arkadaşım” demekten erinmediğim İsmail Aydoğmuş’un elime tutuşturduğu küçücük kağıda özensiz bir “tasarım” ile çizilivermiş “kültür-sanat etkinliği” yazısı beni (az da olsa) düşündürdü…
Yıldızlı İşçi Partisi, her alanda eline aldığı işi “bitiren” ve yok eden bir parti. Buna bir sürü örnek verilebilir. Ancak beni ilgilendiren alandan birkaç örnek verebilirim: Papirüs adlı kültür-sanat-edebiyat dergisini yayımladılar, batırdılar. Taranta Babu kültür merkezini kurdular, önce sıcak şarapla içeriğini boşaltıp, ardından batırdılar. Erkan Yücel adlı tiyatro grubunu kurdular, işin ehli olmayan insanlara teslim ettiler, batırdılar. Gökyüzü adlı kültür ve sanat mekanını kurdular, batırdılar… saymakla bitmez işi başlattılar ve batırdılar. Sanırım bu yıldızlı İşçi Partisi’nin sanata karşı Vandal duyguları var. Kendilerine inanan (birkaç iyi niyetli) insanlar bu tür kültür-sanat işlerinin yürümediğini algılasınlar ve bu ülkede bu işler yürümez kanısına varsınlar diye özel çaba harcanıyor…
Sabahın erken saatlerinde rastladığım İsmail’e bu durumu özetledim. Ancak inanmış bir “militan” olduğundan beni hiç dinlemedi, hatta yüz binlerce kez duyduğum mide bulandırıcı sözler etti: “dışarıda kalmak yerine, militanca yıldızlı İşçi Partisi içerisinde kalarak mücadele etmem gerekiyormuş.” Falan filan… Ömrümün belli bir kısmında bu parti içerisinde kalarak, zaten kendime ve devrime “ihanet” ettiğim saptaması yapan bir insan olarak, sevdiğim biri olan İsmail’in ağzından duyduğum bu iğrenç sözler bayağı keyfimi kaçırdı. Çünkü bu yıldızlı partide kurmaca evren oluşturucu bir hava hiç olmadı, olmuyor ve olmayacak. Sen, ben, bizim oğlan bir araya gelmiş, çocuk oyunu oynar gibi “siyaset” yapıyorlar…
Adlarını hiç duymadığım, onlarca yıldır sanatın her alanında savaşım vermeme karşın hiç rastlamadığım “amatör ve kör şairler” ile düzenlediklerini iddia ettikleri şiir dinletisinin ne kendilerine, ne izleyenlere ve ne de ülkemiz poetikası bir yararı olmayacağına eminim…
Siyaseti bir emekli kahvesi muhabbeti olarak gören yıldızlı parti: emekli sendikacı, emekli işçi, radyocu, mühendis, kitle örgütçüsü… olan, ancak şair olmayan/olamayan insanların kendilerini avuttuğu bu türden etkinlikler, inan olsun canımı çok sıkıyor…
|