header image
Ana Sayfa arrow Portre arrow İsmail Eke Gürsoy
İsmail Eke Gürsoy Yazdır
Çarşamba, 31 Mayıs 2006
Imageİnsanın en korktuğu mesleklerden birinin mensubu. Dişçi. Ne zaman bir “dişçi” sözcüğüyle karşılaşsam, tüylerim diken diken olur. İsmail ağabeyle karşılaştığımda hiçbir korku belirtisi içerisinde olmuyorum. Dişçilerden korkuyorum. İsmail Eke Gürsoy’dan korkmuyorum. İnsana huzur veren bir yüze sahip olan İsmail ağabey, “sıradanlığı” bir giysi gibi giyinmeyip, bir insanlık meziyeti olarak kendine şiar edinmiş bir zat…

Çok uzun yıllardır Çemberlitaş semtini kendine yaşam alanı olarak seçen ve bunun için ne gerekirse yapan İsmail ağabey, salt bir dişçi gibi durmayan, aynı zamanda sosyal psikolog izlenimi uyandıran nüktedan bir insan…

Küçücük muayenehanesinde sanatsal boyutu tartışılsa da birkaç resim bulunduran İsmail ağabey, bir yerde insanların sanatsal beğeni düzeylerinin gelişmesine katkıda bulunan yapısıyla ne denli önem verilse azdır…

Birkaç yıl oturduğum Piyerloti caddesinde bulunan işyeri, konutumdan kafamı uzattığımda görünebilecek denli yakındı. Şimdi Sultanahmet’te oturmamla birlikte, kafamı uzattığımda göremesem de yüreğimde yer edinen bir kişi olduğundan, ne zaman anımsasam elimi can damarıma yönelttiğimde İsmail ağabeyi algılamam her zaman olası…

Kardan daha yalın bir saçı bulunan İsmail ağabey, sanki doğduğunda bembeyaz bir kafayla dünyaya gelmişe benziyor. Bir insan öğesinden çok, bir imgeye benzeyen kafasıyla insana şiir yazdırma isteği uyandıran İsmail ağabey, işyerine gelen herkeste şirin bir itaat duygusu oluşturuyor…

Ununu eleyip, eleğini duvara asanlara inat, her zaman elinin altında bir roman bulunan İsmail ağabey, yaşamdan bağını koparmayan kişiliğiyle, insanlara yaşama sevinci aşılayan bir babayiğitliğe sahip önemli bir insan…

Şiir gibi konuşan, şiir gibi düşünen ve şiir gibi dinleyen İsmail ağabey, insana esin oluşturan yapısıyla her daim göz önünde bulundurulması gereken bir kişilik…

İşyerinin büyük duvarını süsleyen doğa resmi yada fotoğrafı (her neyse) hakkında soru sorulduğunda, her şeyi yarıda bırakıp, adeta o nesnenin içerisinde yaşıyormuşçasına; oturulacak yeri, karpuz kesilecek kaya parçasını, su içilecek dere kenarını… betimleyen İsmail ağabey, şair ruhunu hiçbir zaman yok etmiyor. Beyaz gömleğinin altına gizlenen şairliği, her zaman dışa vurmayı sabırsızlıkla bekliyor…
< Prev   Next >
Duyuru
Hilmi Bulunmaz'ın yağlıboya tablolarını satınalabilirsiniz
Image






Satınalabileceğiniz tabloları görmek için tıklayın
Link
Image








OYUN
aylık tiyatro dergisi

www.tiyatroyun.com

Hilmi Bulunmaz'ın çıkardığı aylık tiyatro dergisinin web sitesini ziyaret etmek için tıklayın.
En çok okunanlar
Sitede kim var?
Şuan 37421 misafir çevrimiçi ve 1 üye çevrimiçi
  • gunay