|
Salı, 06 Haziran 2006 |
Sanırım, dünyanın hiçbir ülkesinde Aydın diye bir kent adı yoktur. Hangi ülkede olursa olsun, o ülkenin dilinde, hangi anlama geliyorsa “aydın” diye bir sözcükle kent adı olduğunu hiç duymadım…
Yine sanırım, Aydın adıyla insan çağırıldığını duyan olmamıştır. Bizim ülkemiz, her şeye karşın renkli bir ülke. Aydın diye bir ilimiz var ve Aydın adıyla anılan binlerce insana sahibiz…
Her nedense Aydın adını duyduğumda içime bir ferahlık doluyor. Aydın adına sahip insanların hiçbirinden hiçbir kazık yediğimi anımsamıyorum. Namuslu insan oluyor bu Aydın adlı zat-ı muhteremler…
Bayağı uzun zamandır tanıdığım Aydın Zeyrek, namuslu ticaret anlayışıyla hareket eden ve hiçbir kimseye zarar vermeyen önemli bir insan. Tamamıyla hakkaniyetli ve vakur kişiliğiyle çevresine büyük bir güven duygusu aşılayan Aydın Zeyrek, her nedense adını çok sevdiğim İstanbul semtlerinden birine benzeyen soyadıyla, hep yüreğimde yer eden bir kişiliğe sahip. İnsanların adlarından utandığı, içinde bulunduğu durumu bir türlü hazmedemeyen kimliğe büründüğü çağda, Aydın Zeyrek hem adına ve hem de soyadına hakkını verebilen yürekli bir insan…
Kuyumculuk mesleğinde hiçbir zaman yozlaşmayan ve sürekli ivme kazanarak ilerleyen Aydın Zeyrek, Murat Kaya adlı iş ortağı ile önemli işlere imza atmayı becerebilen bir insan. Kuyumculuğun en zor branşlarından biri olan alyansçılık konusunda son derecede başarılı olan Aydın Zeyrek, iş ortağının cesur ve atılgan tavrından hız alarak sürekli ilerleyen bir çizgi içerisinde bulunmanın haklı gururunu taşıyor…
Bilimsel ve kültürel boyuta da önem verdiklerinden büyümelerini katlayarak ilerleyen Aydın Zeyrek ve Murat Kaya, birçok kişi ve kuruluşa örnek oluşturan yapılarını koruyabilmek için özel bir çaba harcamak zorunda değiller. O denli sıradan bir iş gibi yapıyorlar ki işlerini, şaşmamak elde değil…
Tanıtım olanaklarını sürekli olarak araştıran ve hayata endeksleyen bu ikili, özellikle elektronik ortamda yaptıkları reklamlarla adlarından bahsettirmeyi başarabilen ender kişiliklere sahipler…
|