|
Salı, 06 Haziran 2006 |
|
her şey kırıştırılmış bir kağıt mendil gibi yıkılmış
sığınacak çöplük arıyor hayat
rengi solmuş güneş ölmek istiyor artık
çimenlere vuran çiğ gitmek istiyor buzul çağına
bir çocuk ağlamadan donup kalıyor kutuplarda
köpekler doğurmak istemiyor
kediler bağırmıyor mart ayında bile
kırılgan zamanlara akıyor ırmak
oysa kımıltısız bir güç kendini yok ediyor
savaş tanrıları kurban peşinde
silah tüccarları kar
oyuncak tabancalara benzemiyor ölüm kusan tüfekler
bombalar kendi efektiyle ses veriyor
ölüyor insanlar
daha yeni doğmuşlardı
ki ölüyorlar hiçbir şeyi ayrımsamadan
kırılgan zamanlara akıyor güneş
soluyor çiçeklerin renkleri
kokusu yok oluyor önce
sonra kendisi
çekiliyor hayattan can
ıssız bir uzama konuyor ağaç
kırılgan zamanlara akıyor toprak
|