|
Cuma, 16 Haziran 2006 |
Hemen her gördüğümde “ressam” diye çağırdığım, her karşılaşmamızda başta resim olmak üzere, sanattan konuştuğumuz biri olan Çağlar, soyadını öğrenme gereksinimi duymadığım bir insan…
Hatta bazen, adının Ressam ve soyadının Çağlar olduğu yanılsaması içerisinde bile olabiliyorum…
Resim, müzik ve edebiyat üzerine bir şeyler yapan Çağlar, özellikle resimle ilgili çalışmalarına büyük önem veriyor…
Genellikle soyut yada çocuksu resimler yapan Çağlar, yaşamın kendisine de çocuksu gözlerle bakabilmeyi beceren ender kişilerden…
Kanıksanmış sorumlulukları almayan, almak istemeyen Çağlar, daha üst düzeyde ve daha damıtılmış sorumlulukların olduğu bilincine varan önemli bir insan…
Şapkası ve giysilerinin üniformaya benzerliğiyle dikkat çeken Çağlar, imgelem evreninde son derecede renkli bir düşünsel yaşam sürdürüyor…
Birilerinden çok, kendi beğeni düzeyi için sanatsal üretim yapan Çağlar, ürettiği kurmaca dünyanın güzelliğini tüm insanların beğeni düzeyi yükselsin diye kamunun her alanına nüfuz ettiren bir dünya görüşüne sahip. Sanat namusu gelişkin bir kişi…
Özellikle Mersin Kızkalesi için düzenlediği projenin varlığı herkesi hayran bırakabilecek düzeyde. Üç boyutlu resim ve devinimi halkın beğenisine sunan Çağlar, karşılığında aldığı teşekkürü yeterli görebilecek denli gönlü varsıl biri…
Aynı zamanda profesyonel anlamda müzisyenlik yapan Çağlar, çıkardığı albümlerle de adından sıkça bahsettiren bir dünyalı…
Sokak çocukları ve sokağın her rengi için işler üreten Çağlar, doğada varolan gökkuşağının toplumsal yansıması için ömrünü acılara yatırabilen duyarlı bir kimlik…
Bize ve yaptıklarımıza belli bir saygıyla yaklaşma efendiliğini gösteren Çağlar, mürekkebi bol yalayan, entelektüel zırvalıklar yapan şaklabanlar gibi üstten bakan bir aptallığa hiçbir zaman başvurmuyor…
Yazdığımız ve yazamadığımız tüm nedenlerle Çağlar Çelebi Hazretleri’nin portresini dağarcığımıza ekleme gereksinimi duyduk…
|