header image
Ana Sayfa arrow Portre arrow Aziz Nesin
Aziz Nesin Yazdır
Pazartesi, 07 Ağustos 2006
ImageFıkra gibi adam. Mizaha veri oluşturan kişi. Alamet-i farikası kendinde gizli adem. Çok yazan, az konuşan insan

Oyunlarının bir kısmını sahnelediğim yazar. Toros Canavarı, Hadi Öldürsene Canikom, Sen Gara Değilsin, Hazır ol, Yaşasın Kavuniçi, Berber Hayri… Sahnelediğim oyunları ve yazdığı yazıları bana varsıllık katan bu insan, iflah olmaz bir anti-faşistti. Kenan Evren’in peygamber sanıldığı bir ortamda, hiçbir zaman sözünü esirgemeyen bir faniydi

Dünyanın her yerini gezmiş ve dünyanın her yerine parmak atmış bir sihirbaz. Hiç kimsenin karşısında eğilmemek için boyunu bile uzatmak istemeyen kararlı adam. Adı cimriye çıkmasına karşın, hiç de öyle olmayan biri. Tamamıyla tutumlu bir insan. Tutumluluktan kaynaklanan gelirlerini gereksinimi olan insanlara yönlendiren, planlı ekonomiye inanan ve öyle yaşamış olan ilericilerin gözbebeği…

Çatalca’da kurduğu mekanın içinde bulunan (cennet sözcüğü) hoşuma gitmese de kendi istenciyle kurduğundan ve kendi gönlüne göre yaşattığından hiçbir şey söyleyebilme cesaretine sahip olamadığım Aziz babayı zaman zaman ziyaret ettiğimde, ne yalan söyleyeyim bu cennet denen zamazingonun ne anlama gelebildiğini duyumsadığımı söyleyebilirim…

Neredeyse dünyanın tüm dillerine çevrilmiş yapıtlarını milyonlarca insan okudu/okuyor. Sadece bizim sahnelediğimiz oyunları milyonlarca insan izledi. Hemen hemen ücretsiz sergilediğimiz oyunlar için bizden bir telif isteğinde bulunmadı. Her türden tiyatroya “acımasız” davranmasına karşın, bizim tiyatromuzu kendisinin bellediğinden bize hiçbir zaman dokunmadı. Onk Ajans’ın sahibi Osman Nuri Karaca bizleri sıkıştırınca, fazla büyük olmayan paralar ödeyerek oyunlarını oynamayı sürdürdük…

Ne zaman ki Aziz baba öldü ve resmi faşizm tüm yapıtlarımızı, mekanlarımızı mühürleyerek durdurdu, salt onun değil hiçbir oyunumuzu oynayamaz duruma geldik. Aziz baba öldükten sonra oğlu Ali Nesin’in avukatından bir telefon aldık. Aziz Nesin’in oyunlarını oynadığımıza göre onlara para vermeliymişiz. Biz de ücretsiz oynadığımızı, ancak parayla oynadığımızda kendilerine de telif vermeyi düşündüğümüzü söyledik. Telefonun diğer ucundaki soğuk hukuk adamı, sanatın sıcaklığını bilmediğinden ve anlamak istemediğinden “para” diyordu, başka bir şey demiyordu. Biz de bundan böyle Aziz Nesin oyunlarını oynamak istemediğimizi belirttik. Demek böyle oluyor: Nazım Hikmet’in oğlu yapıtlarını finans kapitalin buyruğuna veriyor, Ali Nesin salt para olarak bakıyor babasının yapıtlarına. Hayırlı olsun…

Aziz Nesin öleli yaklaşık on yıl oldu. Neredeyse unutuldu. Bunda birçok etmenin payı var. Bu etmenlerin başında varislerinin Aziz babayı tam anlamıyla temsil etmedikleri geliyor. Her anlamda… Parasal anlamda, siyasal anlamda, kültürel anlamda… Örnekse bir zamanlar Doğu Perinçek ve alkışçılarıyla ittifak kurması, erken unutulmasının nedenidir. Madımak Oteli Olayı tam bir yanlışlıklar komedisidir. Aydınlık’da başyazı yazması yine yanlışlardan biridir. Oyunları ve kitaplarını salt para getirecek meta olarak gören bir anlayışa teslim edilmesi yanlışlardan bir başkasıdır. Kültürel anlamda işçi sınıfıyla daha yakın bir saf tutulsaydı, unutulma ertelenir yada hiçbir zaman oluşmazdı…
< Prev   Next >
Duyuru
Hilmi Bulunmaz'ın yağlıboya tablolarını satınalabilirsiniz
Image






Satınalabileceğiniz tabloları görmek için tıklayın
Link
Image








OYUN
aylık tiyatro dergisi

www.tiyatroyun.com

Hilmi Bulunmaz'ın çıkardığı aylık tiyatro dergisinin web sitesini ziyaret etmek için tıklayın.
En çok okunanlar
Sitede kim var?
Şuan 30055 misafir çevrimiçi ve 1 üye çevrimiçi
  • gunay