header image
Ana Sayfa arrow Portre arrow Ahmet Kaya
Ahmet Kaya Yazdır
Cuma, 11 Ağustos 2006
ImageHalkın Yolu’ndan Magazin Yolu’na transfer olan cahil. Okumamayı erdem sayıp, parayı koyacak yer bulamadıktan sonra bir kamyonet dolusu kitap alıp, sağlam bir marangoza yaptırdığı kitaplığa sığdıran ve hiçbir zaman okuma zahmetinde bulunmayan zat-ı muhterem…

12 Eylül Faşizmi’ne müziksel destek sunup, travmayı içselleştirmemiz için çaba harcayan gönüllü. Tıpkı Cem Karaca, Timur Selçuk, Selda Bağcan… gibi çark eden yada aslını kanıtlayan müzisyenlerden…

Emekçilere değil lümpenlere müzik yapan,toplumsal kalkışmanın ertelenmesi için “dök içini rahatla” mantığıyla hareket eden, burjuvazinin köylü kalmasına destek sunan, feodal motifleri her daim yedeğinde bulunduran Ahmet Kaya, yaşarken cesede dönüşmüş bir insan olduğundan, benim için ölmedi. O zaten ölü doğan bir “sanatçıydı”…

“Tecavüzü engelleyemiyorsan, zevk almaya bak” mantığının son örneği olan Kaya, “faşizmin önüne bir taş konulamıyorsa, onunla sanal alemde hesaplaş” anlayışıyla yaşamamız için bizlere kakalanan silik bir fraksiyonun kalıcı rahatsızlık nedeni…

Bir zamanlar Arnavutluk Emek Partisi resmi organı “Zeri Populit”in kötü bir fotokopisi gibi yayımlanan, (ne yazık ki) bizim de okuru olduğumuz Halkın Yolu gazetesinin çevresinde bir yeşillik gibi pinekleyen “devrim olacak ha!”cılardan biri olan Kaya, hep konuşup hiç bir şey yapmayan/yapamayan “basireti bağlı”cılardan biriydi. Hep öyle yaşadı. Öyle öldü. Gazimahallesi’nde polis tankının üstüne çıkarak slogan atan insanlar, birer olmuş armut gibi katledilirken, Beyoğlu barlarında “bağlama böyle de çalınır” fantezisi yapan Kaya, öleceği yeri de iyi seçti. Milyonlarca Cezayirli insanı katleden Fransa’nın şirin başkentinde pamuklar içerisinde ölen Ahmet Kaya, dünya devrimcilerinin hiç de hayırla andıkları biri değil. Olmayacak da…

Türkçe’yi bilmeyen/öğrenmeyen (aslında hiçbir şey öğrenmeyen) Kaya, hemen her türden fraksiyonun eylemsizlik uyuzluğunu kaşıyan biri olarak, işlevsizliğin tarihine katkıda bulunan önemli biriydi. Sadece bireysel kalkışmayla işlerin yürüyebileceği iletisi veren ve bağırarak bir şeylerin kendiliğinden düzelebileceğini muştulayan Kaya, nesnel anlamda yalan söyleyen biriydi…

Sözde vahşi kapitalizme karşı olduğunu sürekli olarak vurgulayan Kaya, biraz serin bir gözlemle incelendiğinde, verili düzenin oluşturduğu önemli bir vahşi kapitalist kişiydi. Hem magazinciler derneği ödül törenine gidip, hem de boyalı basının parlatıcıları olan kişilerden ödül alıp, bir de “neden mazlum insanlara karşı olduklarını anlayamadığını” dile getiren Kaya, hiçbir şeyi anlamayan/anlayamayan bir zavallıydı…

Gerçek anlamda hiçbir zaman faşizme karşı bir eylemlilik içerisinde olmayan Attila İlhan amcası gibi snopluk yapan Kaya, halkın tırnaklarıyla elde ettiği değer yargılarının bilincine varamadı…

12 Eylül Faşizmi’nin engizisyon uygulamalarında, hem kendilerini imha eden ve hem de halkı imha etmek için savaşım veren Cem Karaca, Timur Selçuk, Selda Bağcan… gibi kıvıran Kaya, tiyatrodaki karşılığı olan Ferhan Şensoy ağabeyine öykünerek yaşadı ve bir ceset olarak Beyoğlu barlarını tek tek kolaçan etti…
< Prev   Next >
Duyuru
Hilmi Bulunmaz'ın yağlıboya tablolarını satınalabilirsiniz
Image






Satınalabileceğiniz tabloları görmek için tıklayın
Link
Image








OYUN
aylık tiyatro dergisi

www.tiyatroyun.com

Hilmi Bulunmaz'ın çıkardığı aylık tiyatro dergisinin web sitesini ziyaret etmek için tıklayın.
En çok okunanlar
Sitede kim var?
Şuan 35644 misafir çevrimiçi