header image
Ana Sayfa arrow Portre arrow Nazım Hikmet
Nazım Hikmet Yazdır
Cuma, 11 Ağustos 2006
ImageBabam denli sevdiğim insan. O öldüğünde adını bilmiyordum. Tanımıyordum. Üzülmem yada sevinmem olası değildi. Şimdi biliyorum/tanıyorum…

İşçi sınıfı ideolojisinin poetik kişisi. Onlarca yıldır ömrümü vakfettiğim bir ideolojinin şiirini yazan adamın yapıtlarını okuduğumda içimi bir ferahlık kaplıyor…

Oyunları hakkında net bir düşünce geliştirebilmiş değilim. Bunun nedenselliğini de tam olarak açıklayamam. Sanırım içime sinmeyen bir şeylerin tanısını koyamamam yada Coşkun Büktel gibi analitik tiyatro sanatçılarının bunda payı var…

Tek bir oyununu sahneledim: İnek… Beğenerek yönettiğimi söyleyebilirim. Çok olumsuz koşullarda sahnelemeyi başardığım bu oyun ( sahi hangi oyunumu olumlu koşullarda yönetebilme gücüne sahip olabildim ki?) bana büyük bir keyif verdi. Oyunculara ve izleyicilere de büyük keyif verdiğine eminim. Ancak her zaman olduğu gibi, gerici iktidar tarafından bir biçimde “yasaklandı”…

Memleketimden İnsan Manzaraları adlı yapıtını sahneye taşıyıp, yıllarca gündemde tuttum. Yine olumsuzluklar ve yine gerici düşünüşün yapıtı parçalama arzusu, beni durdurdu…

Hemen her ölüm yıldönümünde andığım Nazım, benim için önemli bir ışık seli…

Her nedense doğum/düğün/ölüm gibi yaşamsal süreçlere katılabilme medeni gücüne sahip olmayan biriyim. Her şeye karşın Nazım Hikmet’in mezarını ziyaret etme gereksinimi duydum. Bir mezarlıktan çok kültür merkezi yada açık hava müzesine benzeyen yer, saatlerce ayrılamayacağınız bir mekan…

Her yüreğim sıkıştığında bana yaşama sevinci veren dizelerine sığındığım Nazım, yaşamasaydı sanırım dünya daha çok beton rengine bürünürdü. Belki de yaşam çekilmez olurdu. Yaşamı yaşanılır kılan ender kişilerden biri olan Nazım, imge gücünün ivmesiyle bizlere büyük bir yaşama sevinci verdi/veriyor…

Özellikle Genco Erkal gibi duyumsamadan Nazım’ı sahneleyen, aslında katleden insanlar yüzünden bu büyük şairimiz, gerçek anlamını toplumda bulabildiği kanısında değilim. Nazım’ın “gerçekleşebilmesi” için Nazım ayarında tiyatro yapan toplulukların bu büyük insana daha yakından elvermesi gerekir…

Nazım’ın oyunlarını sahneleyebilme donanımına sahip olmayan yada cesaret edemeyen, cesaret edip de ( içine eden ) yönetmenlerden bıkan izleyici, eksik bilgilendirilmiş halleriyle tiyatro “sanatçıları” denilen insanlardan hesap sorabilirler…

Dünyanın daha yaşanılır olması için yaşayan, toplumun daha renkli bir evren oluşturması için renkli bir yaşam süren, daha kavgacı bir sürecin varlığı için kavga eden… Nazım, her anlamda üzerinde durulması gereken ve ideoloji ile sanat arasındaki ince çizginin varlığını duyumsayan/duyumsatan önemli bir kişilik…

Salt sanatsal yada salt ideolojik bağlamda bakıldığında eksik ve yanlış tanınacak olan Nazım, diyalektik dünya görüşünün parametreleriyle ele alınması zorunlu biri. Nazım’ı ancak sosyalist kimlikli sanatçılar anlayabilir…
< Prev   Next >
Duyuru
Hilmi Bulunmaz'ın yağlıboya tablolarını satınalabilirsiniz
Image






Satınalabileceğiniz tabloları görmek için tıklayın
Link
Image








OYUN
aylık tiyatro dergisi

www.tiyatroyun.com

Hilmi Bulunmaz'ın çıkardığı aylık tiyatro dergisinin web sitesini ziyaret etmek için tıklayın.
En çok okunanlar
Sitede kim var?
Şuan 30051 misafir çevrimiçi ve 1 üye çevrimiçi
  • gunay