header image
Ana Sayfa arrow Sevi Şiir Dergisi arrow Yorum arrow Harp sanatını bilen şairin yavuz şair hakkındaki yargısı
Harp sanatını bilen şairin yavuz şair hakkındaki yargısı Yazdır
Cumartesi, 07 Ekim 2006
Hava Kuvvetleri Komutanı ve Cumhurbaşkanı adaylarından Muhsin Batur’un üniformasız oğlu Enis Batur, her nedense bende hep itici duygu oluşumuna neden oluyor…

Ülkemizin sivil inisiyatifle değil, askeri anlayışla yönetilmesi için büyük çaba harcayan subaylar, ister istemez yazın sanatına da müdahale etme hakkına sahip sayıyorlar/sanıyorlar kendilerini. En azından yakınlarının yardım ve katkısıyla yazın sanatı yada herhangi bir sanat dalına müdahale ettiklerinde, “ışığı alnında ilk hisseden kişi” pozuna bürünüyorlar…

Oldum olası gözüme bir general gibi görünen Enis Batur da (istenç dışı bir halde görünse bile) bana silah zoruyla şiir yazıyor gibi geliyor…

Yarı resmi Cumhuriyet gazetesinin kitap ekinde yazı yazmaya başladığından bu yana, rastlantı olsa gerek, başımıza musallat ettiği Yapı Kredi Yayınları’nın vitrine çıkmış halini, bu ekin ikinci sayfasında, adeta evini sırtında taşıyan kaplumbağa gibi sabitlemiş bulunuyor…

Hiçbir tarihsel ve toplumsal varsıllık durumu içermeyen sade suya tirit yazılarıyla, “light” ve küçük burjuva Cumhuriyet okurunu gaza getiren general ruhlu Batur, duran saatin günde iki kez doğruyu göstermesi gibi, bazen doğrulara da temas edebiliyor…

Kitap ekinin 868. sayısında, çanak tutucu Erdem Öztop ile yaptığı söyleşinin tümüne nüfuz eden seçkinci tavrının yanı sıra, yavuz şairle ilgili bir soruya olumlu bir yanıt verebilme gücünü gösterebiliyor…

Soru: “Hilmi Yavuz’la yapılan ırmak söyleşi kitabı, ‘Şiirim Gibi Yaşadım’da yer alan sizinle ve Ece Ayhan, İsmet Özel, Ahmet Oktay gibi şairlerle ilgili eleştiriler hakkında ne düşünüyorsunuz?” Yanıt: “ ‘Şiirim Gibi Yaşadım’ patetik bir başlık. Bu kadar kötü yaşadığını bilmiyordum Hilmi Yavuz’un, içim sızladı. Biliyorsunuz, öteden beri Florinalı Nazım’a benzetiyorum onu ben. Güncelleştirilmiş bir Servet-i Fünun şiiri yazıyor, köhnemiş bir yapıştırma poetikası, ıkınarak yapılmış fason kitaplar. Ortamda sosyalistlik prim yapıyorsa o yönde, Müslümanlık prim yapıyorsa bu yönde yapay şiirler yazdığı için ciddiye almadık onu, bunu dile getirince de çıkışı magazin figürü olarak gündem yaratmakta buldu. Yazdığı şiire güvenen biri ortalık yerde kendisini alkışlayıp başkalarını küçültmeye çalışır mı hiç, siz Gülten Akın’ın ya da Ülkü Tamer’in böyle bir maskaralığa kalkışabileceğini aklınızdan geçirebilir misiniz? Dev aynasının karşısına geçmekle cücelikten kurtulamazsınız, sonuçta ne kadarsanız o kadarsınız. Irmak söyleşiler çok faydalı genelde, tabii ırmağa atık boruları açılmıyorsa.”

12 Eylül Faşizmi’nin ülkemizin her alanına sirayet eden bir pislik olduğunu her zaman yineliyoruz. Bu pislik, emeğin ve düşüncenin tüm damarlarını sonsuza dek kirletmek için her alanda yaşatılmak isteniyor. Sanat-edebiyat alanında da egemenliğini sürdürmek isteyen bu pisliğe karşı savaşım vermek, bizim olmazsa olmaz görevlerimizden. Düşünce üreten ve düşüncenin halkın duyarlılığını ve estetik bilincini geliştirmek için savaşım veren tüm güçler, damıtılmış beyinleriyle işlevini yerine getiriyorlar. Ancak şimdilik kaygıyla, haklılar değil de haksızlar güçlü olduğundan, somut durum aleyhimize gibi görünüyor. Bu durumun ilelebet muhafaza edilmesi için, haki renkli şiir yazanlar büyük bir direnç gösteriyorlar…
< Prev   Next >
Duyuru
Hilmi Bulunmaz'ın yağlıboya tablolarını satınalabilirsiniz
Image






Satınalabileceğiniz tabloları görmek için tıklayın
Link
Image








OYUN
aylık tiyatro dergisi

www.tiyatroyun.com

Hilmi Bulunmaz'ın çıkardığı aylık tiyatro dergisinin web sitesini ziyaret etmek için tıklayın.
En çok okunanlar
Sitede kim var?
Şuan 30056 misafir çevrimiçi ve 1 üye çevrimiçi
  • gunay