|
Roman sanatına müdahale sürüyor... |
|
|
Cuma, 24 Kasım 2006 |
Fiyasko adlı romanını okuduğumda, bu sanata da (roman sanatı) müdahale eden bir insan izlenimi edindiğim Coşkun Büktel’in web sitesinde bugün yayımlanan bir yazı, tartışma açması gereken bir dille yazılmış. Ne var ki, herkes içinde bulunduğu durumun rehavetiyle yaşamaya alıştığından, birçok kişinin göz ucuyla bile ilgi göstermeyebileceği; “Jürinin Kılıç Yarası Kanıyor” adlı yazıyı okumamak, bence eksiklik…
“Bengi’den zihin açıcı bir ‘roman eleştirisi” anonsuyla yayımlanan yazı, yazarının da belirttiği gibi, Ahmet Altan gibi cüce bir yazarla, Tolstoy gibi dev bir yazarı “karşılaştırsa da” son derecede yaşamsal bir konuya değiniyor; özgün ve öznel olanı nesnelleştirebilme yetisi…
Çala kalem yazmasına karşın, edebiyatçı süsü verilmiş biri olan Altan ile kılı kırk yararak yazan bir edebiyat devi olan Tolstoy’u karşılaştırarak, önemli iletide bulunan Acar Burak Bengi, üstüne düşeni yapmasına karşın, biz yine de (sitemizi izlemelerine karşın, Coşkun Büktel’in sitesini izlemediklerini varsaydığımız insanlar için) irdelememizi ve görüşümüzü aktaralım…
Malumunuz, biz tüm ödüllere karşıyız… Özellikle sabıkalı ödül olan Yunus Nadi Ödülleri’ne (ayrıca) karşıyız… Bir zamanlar, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmayan ve Türkçe bilmeyen bir kişiye “En İyi Türkçe Yazılmış Öykü Ödülü” vermekten tutun, birçok konuda skandallara imza atan bu ödül kurumu, son derecede sakıncalı ve aristokrat yazar yetiştirmek için, yapay zorlamalarla varlığını sürdürmeye çalışan bir aymazlık içerisinde…
Slogan atarak Atatürkçülük yapan yarı resmi Cumhuriyet gazetesinden fazla bir şey beklemek, bence yanlış olur... Aristokrat okur, aristokrat seyirci, aristokrat düşünür yetiştirmek için savaşım veren Cumhuriyet, tabii ki Ahmet Altan gibi işçi sınıfı ve sosyalizm karşıtı insanların “yapıt”larına önem ve değer verecek…
Bir kez daha belirtmeliyim, Acar Burak Bengi’nin roman eleştirisini yayımlayan www.coskunbuktel.com adlı siteyi izleyin…
|