|
Akademisyenlerin özgürlük anlayışı!.. |
|
|
Cumartesi, 16 Aralık 2006 |
Atatürk ve (daha çok) Atatürk heykelleri için eleştiri getiren Prof. Dr. Atilla Yayla’ya karşı duygularını şaha kaldıran akademisyenler, her fırsatı ganimet bilerek, ne denli Atatürkçü olduklarını dile getiriyorlar…
Şimdi de İnönü Üniversitesi öğretim elemanları, Yayla’yı Atatürk hakkındaki sözleri nedeniyle eleştirdi…
48 profesör, 62 doçent, 86 yardımcı doçentle 133 araştırma görevlisi ve okutman, 329 imzalı bildiriyle Yayla’nın akademik hayatına son vermek için ellerinden geleni yapıyorlar…
“Mandacı zihniyet, ne yazık ki toplumun her kesiminden bir takım yurttaşlarımızı etkisi altına almaya başlamıştır” gibi, nereye çekseniz oraya gidebilecek sözlerle bildiriye imza atan Kemalistler, daha derinde sorun olarak varlığını sürdüren sömürüye karşı neler yapıyorlar?.. Çok merak ediyorum…
Bir kişinin, kendileri gibi düşünmesine katlanamayan ve kendilerini Atatürkçü diye ilan eden kişiler, ne yazık ki salt düşünce özgürlüğüne değil, kendi varlıklarına da zarar veriyorlar. Oysa, Atilla Yayla da düşüncelerini söylese ve söyledikleriyle devingen bir düşünce ortamının oluşumuna katkıda bulunsa fena mı olur?.. Tüm engelleme çalışmalarına karşın, bence, Yayla’nın görüşleri (her şeye karşın) yine de belli bir hareketin oluşumuna katkıda bulundu…
“AB’den daha fazla nemalanabilmek (bu sözcük de sanırım akademik bir sözcük!) adına, Atatürk’e ve kurduğu çağdaş cumhuriyetin kazanımlarına saldıranları kınıyor, yapılanlara seyirci kalmayacağımızı, bu saldırıların hiçbir şekilde düşünce özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceğini (ne denli uzun sözcük yazarlarsa o denli inandırıcı olacaklarını sanıyorlar!) kamuoyuna duyuruyoruz.” Olur, iyi olur!.. Biz de duyduğumuz için çok “mutlu” olduk!..
Kendi düşüncelerinden gayrı, her türlü düşüncenin tutsak olması için, üniversiteleri işgal eden bu akademisyenlerin yetiştirdiği insanlardan ne hayır gelir?!..
|